28 Mart 2012 Çarşamba

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ

Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı, okul öncesi eğitimin önemine dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerde, okul öncesi eğitime çok önceden başladığını ancak Türkiye'de bu eğitimin geciktirildiğini belirten İnanlı, halen bu alanda 15 bin öğretmene ihtiyaç olduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü'nce Türkiye genelinde gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmaları kapsamında Van'da toplantı düzenlendi. Koç İlköğretim Okulu'nda düzenlenen bilgilendirme toplantısına, okul müdürleri ve yardımcıları katıldı. Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürü Remzi İnanlı, toplantıyı düzenlemekteki amaçlarının, yöneticilerle görüşmek, yöneticiler aracılığıyla veliyi ve öğretmeni bilgilendirmek, eksiklikleri gidermek olduğunu söyledi. Bu amaçla, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 50- 60 kişilik bir ekip kurulduğunu, ekiplerin değişik tarihlerde illeri ziyaret ettiğini belirten İnanlı, bu toplantılarda il ve ilçelerdeki okul yöneticilerini biraraya getirdiklerini belirtti.

Okul öncesi eğitimin, çocukların ilerki dönemlerde başarılı olmaları için büyük önem taşıdığına dikkat çeken İnanlı, gelişmiş ülkelerin, okul öncesi eğitime verdikleri önemi anlattı. Gelişmiş ülkelerde, okul öncesi eğitime çok önceden başladığını ancak Türkiye'de bu eğitimin geciktirildiğini belirten İnanlı, halen bu alanda 15 bin öğretmene ihtiyaç olduğunu belirtti. İnanlı şöyle konuştu:

"Maliye Bakanlığı yılda 35 bin öğretmene kadro veriyor. Bunu 58 branşa böldüğünüzde bize tabiki az düşüyor. Biz de bu açığı usta öğretici kadrosuyla gideriyoruz. Usta öğretici kadromuzda birinci önceliğimiz üniversitenin okul öncesi eğitim bölümünü bitirmiş ancak kadro alamamış öğrencilerdir. Bunların dışında ikinci sırada açık öğretim fakültesine devam eden öğrenciler ile kız meslek liselerinin Çocuk Gelişimi bölümünden mezun olan genç kızları usta öğretici kadrosuna alıyoruz. Bu yıl 15 bin genç kızı bu alanda istihdam ettik." dedi.

Bir Annenin Uyuşturucu Operasyonu


 

 Maryann Miller’e ait olan bu kitapta birden çok duyguya hitap ettiğini hemen anlayabilirsiniz. Aşk, sevgi, korku,  cesaret, sabır, ikilem vb. birçok duyguyu keşfedebilirsiniz.
Bir annenin en çok korktuğu şeyin yani ‘’uyuşturucu belası’’nın oğlunu toprağa götürmesinin sonunda yaşadığı trajik olayları anlatan bu kitapta ana karakter olan Jenny oğlunun ölümünün ardından polisle işbirliği içine girip kendisi de bağımlı rolü yaparak oğlunun ölümüne sebep olan uyuşturucu tacircilerini kendi tuzaklarına düşürerek yakalatmasını anlatıyor.
Bu kitabı bir solukta okuyacağınıza eminim ben ne zaman başladım ne zaman bitirdim anlamadım. Bir kadının istediğinde neler yapabileceğini hangi zor şartlara ayak uydurabileceğini anlatan müthiş bir kitap.